İçim Süt Çilekli 180 ml

19,35t

<p> &nbsp;</p> <h2> <span style="font-size:14px;"><span style="font-family:times new roman,times,serif;">Aromalı Sütler</span></span></h2> <br /> <p> <font face="'times new roman', times, serif"><span style="font-size: 14px;">Çilek aromalı süt</span></font></p> <p> <span style="font-size:14px;"><span style="font-family:times new roman,times,serif;">Beslenme çantalarının en eğlenceli kısmı, Sütaş Aromalı Süt Ailesi!&nbsp;<br /> <br /> Çocuklar için süt içmeyi keyifli hale getiren ve onlara süt içme alışkanlığı kazandıran Sütaş Aromalı Süt Ailesi’nin çilek aromalı, muz aromalı ve kakaolu olmak üzere üç farklı çeşidi var. Sütten gelen tüm sağlık faydalarını lezzetle buluşturan Sütaş Aromalı Sütler, önemli bir protein ve kalsiyum kaynağı, pratikliği, lezzet ve besleyiciliği ile beslenme çantalarının vazgeçilmezidir.</span></span></p> <p> <span style="font-size:14px;"><span style="font-family:times new roman,times,serif;">Büyük çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu 70 milyon nüfusu aşan Türkiye’de 11 milyon ton civarı toplam süt üretimi ve 6 litresi sanayiden geçen süt olmak üzere kişi başına 25 litre civarı içme sütü tüketimi, sütün öneminin kavranmadığını gösteriyor. Çocuklara süt içme alışkanlığı kazandıracak okul sütü programları ile halkın her yaşta sağlıklı olması için süt tüketmesini sağlayacak bilincin verilmesi gerektiğine dikkat çeken Uludağ Üniversitesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr Mustafa Tayar, bu konunun toplumun tüm dinamik güçleri tarafından bir sağlık sorunu olarak algılanarak gelişmiş ülkelerde olduğu gibi toplumsal kampanyalarla çözülmesi gerektiğini kaydetti.</span></span></p> <p> <span style="font-size:14px;"><span style="font-family:times new roman,times,serif;">Tayar, süt tüketiminin artması için devlet desteğinin gerekliliğine de dikkat çekerek, “Bir çok ülkede, içme sütü tüketimini artırmak üzere kamu desteği mevcut iken, ülkemizde içme sütüne yüzde 8 KDV uygulanması, çocukların severek ve daha fazla süt içmesi için üretilen kakaolu, muz ve çilek aromalı sütlere yüzde 18 KDV uygulanması, sütün öneminin yeterince anlaşılamadığının, milli bir sütçülük politikamızın olmadığının en açık göstergesidir” dedi. Sokak sütü kavramı ortadan kalkmalı Sütün, doğal özelliklerini ve besin değerini kaybetmeden, sağlıklı bir şekilde tüketime sunulması için pastörizasyon veya ultra pastörizasyon (UHT) işlemlerinden geçmesi ve sağlıklı bir şekilde ambalajlanması gerekiyor. Süt, içerdiği besin öğeleri nedeniyle mikroorganizmaların da vazgeçemediği bir besin kaynağı olma özelliği taşıyor.</span></span></p> <p> <span style="font-size:14px;"><span style="font-family:times new roman,times,serif;">Süt ve süt ürünlerinin tüketiminden kaynaklanan sağlık sorunları genellikle uygun olmayan koşullarda üretilen süt ve ürünleri nedeniyle meydana geliyor. Günümüzde hijyenik şartlarda üretilip ambalajlanmayan süt ve süt ürünlerinin tüketimi hâlâ istenilen düzeyde değil.</span></span></p> <p> <span style="font-size:14px;"><span style="font-family:times new roman,times,serif;">Ülkemizde en yaygın içme sütü pazarlaması halen sokak sütçüleri tarafından yapılıyor. Sokak sütü olarak tabir edilen açık sütte bir çok mikroorganizma bulunuyor. Eğer bu sütler yüksek ısıda uzun sürede kaynatılmazsa bir çok hastalığa yol açıyor. Öte yandan mikroplardan arındırmak için kaynatılan süt, besleyici değerini yitiriyor.</span></span></p> <p> <span style="font-size:14px;"><span style="font-family:times new roman,times,serif;">Mustafa Tayar, Türkiye’de tüketicilerin yarıya yakınının sanayiden geçmemiş, sağlıksız süt ve süt ürünlerini tercih ettiklerini açıkladı. Tayar, “Üretilen sütün yüzde 18’inin modern fabrikalarda işlenmekte olduğu, yüzde 47‘sinin ise açık süt olarak hijyenik olmayan koşullarda satıldığı ve bunun da insan sağlığı için ciddi bir tehlike oluşturduğu göz önüne alındığında sokak sütü probleminin halledilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Özellikle kısa dönemde etkin denetleme ile sokak sütü kayıt altına alınmalı, kayıt dışı olmanın sokak sütü satışına sağladığı avantajlar yok edilmelidir. Halk sağlığı açısından büyük tehdit oluşturan sokak sütlerinin satışı, yasalarla yasaklanmış olduğu halde tüm hızı ile devam etmektedir. Yerel yönetimlerden bu konuda acil tedbirler beklenmektedir. Ayrıca yanlış ve eksik bilgilerinden ve eski alışkanlıklarından dolayı sokak sütünü sağlıklı alternatifleri olan pastörize ve ultra pastörize süte tercih eden bu kesime de doğru bilgi verilmelidir” dedi. 3285 sayılı Hayvan Zabıtası Kanunu ve Yönetmeliğine göre, ticarete konu olan sütün tüberküloz ve brucella hastalığı olmayan ineklerden, brucella hastalığı olmayan koyun ve keçilerden elde edilmesi gerekiyor. Ancak bu denetimler henüz istenilen düzeyde değil. Süt sanayicisinin, geniş bir coğrafyada, yüzlerce köyden on binlerce üreticinin sütünü sabah-akşam toplayarak, sağımı müteakip 2 saat içinde 40C’ye soğutmak için, muhtelif yörelerde yüzlerce sayıda toplama ve soğutma merkezi kurmak, hatta süt üretimi belirli miktarı aşan ahırlara soğuk tanklar kurarak, büyük masraf yaptığını belirten Tayar, “Süt sanayicisi sonuç olarak, süt fiyatlarında istikrar sağlanamaması nedeniyle, yatırım yaptığı bir çok yöreden üç ay sonra çekilmek zorunda kalıyor.</span></span></p> <p> <span style="font-size:14px;"><span style="font-family:times new roman,times,serif;">Birlik, kooperatif gibi hayvancılık organizasyonlarının hükümet ve mahalli idarelerce desteklenerek ve kendi imkanlarını kullanarak süt toplama ve soğutma merkezlerini kurmalarının sağlanması, kaliteli ve sağlıklı süt elde edilmesinde ve çiğ sütün pazarlanmasında büyük kolaylık sağlayacaktır. Süte, miktar, içerik (yağ ve kuru madde), mikrobiyolojik prim ve soğutma primi ödemek suretiyle, çiğ sütün kalite ve miktarını artırmaya yönelik gayretler, bilinen fiyatı ortalama yüzde 10 civarında artırmaktadır. Kodekste belirtilen kriterler esas alınarak prim ödeme ve ceza kesilmesi şeklinde uygulama yapılmaktadır. Ancak, çiğ sütü hiç muayene etmeden alan süt işleme tesislerinin olduğu, kayıt dışılığın yüzde 80’ler seviyesinde tahmin edildiği süt sektöründe, bu konunun çözümünde en etkin yol, devletin verdiği süt teşvik priminin, üretici örgütlenmesi, işletme büyüklüğü (süt miktarını), sütün soğutulmasına ve mikrobiyolojik kaliteye göre, farklı seviyelerde uygulanması ve zamanında ödenmesidir” dedi.</span></span></p> <p> <span style="font-size:14px;"><span style="font-family:times new roman,times,serif;">Çiğ sütte kaliteyi iyileştirecek ve kayıt dışılığı önleyecek en pratik metodun, büyük süt sanayicilerinin uyguladığı yönteme devletin bu şekilde katılımı olduğunu ifade eden Mustafa Tayar sözlerine şöyle devam etti: “Hammadde kalitesinin iyileştirilmesi gelişmiş ülkelerde üretici örgütlerinin etkinlik alanındadır. Ülkemizde etkin hayvancılık örgütlenmesini sağlamadığımız müddetçe, ülke genelinde hammadde kalitesini iyileştirmemiz mümkün görünmemektedir. Ülkemiz genelindeki 2.8 milyon süt üreticisine ulaşabilmenin zorluğu meydandadır. Süt sanayicileri ancak 200 bin civarı üreticiye ulaşabilmektedir.”</span></span></p>

Yorum yap

Diğer Yorumlar

  • Henüz yorum yapılmamış
Etiketler: Icim, Sut, 1/5, Cilek,

1000TL

Minimum alışveriş tutarınız 1000TL olmalıdır.